<YEŞİLAYCI-1>




YEŞİLAYCI AKTİF İNSAN

• 2/11/2009 - Son nefesini bir eroin komasında veren Burçin Bircan'ın hastanede tuttuğu günce




Son nefesini bir eroin komasında veren Burçin Bircan'ın hastanede tuttuğu günce
 

 

Uyuşturucu aldıktan sonra Zeytinburnu'nda mezarlıkta ölüme terk edildiği öne sürülen model Burçin Bircan, ölüme gidişini adım adım kaydetmiş. Polis, 20 yaşındaki Bircan'ın son gecesini birlikte geçirdiği öne sürülen dört kişiyi gözaltına alırken genç kız, 2004'ün ilk gününe kadar tuttuğu günlükte 'ölüme uzanan yolculuğu' şöyle anlatıyor:
"20 Ekim: Şimdi hangi aydayız, ayın kaçı bilmiyorum. Yıllar sonra pis bir eroinmanım. Kimin yanında yerim olabilirki. Banu öğrendiğinde evi terk etmemi istedi. Beni kabul etmemesi normal. Beş yıl oldu evden kaçıp bir daha dönmeyeli. Kötü krizler atlatıyorum. saat öğleden sonra 15.00 suları. Recep'le (Duman, uyuşturucu satıcısı) buluşacağım. İnşallah beni tedavi edecek. Ailem yıllardır 'Bu senin hayatın kendi kararını kendin ver' deyip duruyorlardı. Şimdi 20 yaşındayım, aradan beş yıl geçti. Şimdi eroinmanım. Şimdi bana 'Geri gel. Deniz'le evlen, kurtul. Bıkmadın mı bu hayattan?' diyorlar. Artık çok geç annecim, babacım artık o küçük mutlu hayatı seven esprili Burçin gitti. Evden kaçtığım için vicdan azabı çekiyorum ama geri dönemiyorum.

Sokakta, parasızım

4 Kasım: Yine evim yok. Sokaktayım, her gün banyo yapacak bir yer arıyorum. Haftada bir kez yıkanıyorum. Onu da yapabilirsem. Tam eroinman oldum. Yıllardır kurtulmak istiyorum. Çıkış yolu olan ailemi aradım.
Ama onlar beni kabul etmediler. Tek istedikleri Deniz'le evlenmem. Eroinman biriyle o çocuğu kirletemem.Evim yok. Artık bir işim de yok. Param da yok, sevgilim de... Hiçbir şeyim yok. Bütün eşyalarımı bilgisayarıma kadar sattım. Sadece tablolarım ve giysilerim Burcu'nun evinin deposunda. En samimi arkadaşım, dostum Banu bile beni istemiyorsa işim bitti demektir. Cavidan hâlâ pasaportumu vermemekte ısrarlı. Annemi arayıp, İzmir'e dönmek istediğimi, orada çalışıp, evimizde kalmak istediğimi, sokakta kaldığımı söyledim. Ama babam inatla kabul etmiyor. Herkes oruç tutuyor, herkes ailesiyle orucunu açıyor. Bazen televizyondaki reklamları izlerken, ailemle sahura kalktığımız günler aklıma geliyor. Boğazıma yumruk tıkıyorlar sanki, lanet olsun. Çıkıyorum şu b..tan yaşantıdan... Bazen annemi istiyorum. Ona sarılmak, koklamak, ama yok, kim bilir nerelerdedir? Tanrım bana öyle birini yollasın ki, beni kendimden bile çok sevecek, elimi tutacak biri. Beni olduğum gibi sevip, bu pislikten çıkarabilecek biri. Ne zaman bitecek bu acı, tüm bu olanların suçlusu benim biliyorum, yalnızım şimdi."

14 Kasım: Bilgisayarım, cep telefonum, param, kameram her şeyimi eroin almak için sattım. Beni bu pisliğe alıştıran Nedim (Doğan) pisliği şimdi benden daha mutlu... Benim hem Türkiye birincisi hem de Dominik Cumhuriyeti'nde dünya üçüncüsü olmamdan sonra bu iğrenç, basit, beş kuruşluk insanların şiddetine maruz kalmam ve burada kalabilmem için bu saçma insanlara zorunlu kalmam büyük haksızlık! Tabii her şey o pislik kadın Cavidan Kutlu yüzünden. Ondan ömrümün sonuna kadar hep nefret edip, beddua edeceğim. Eve gelip, belki de bir işe girip çalışmak istediğimi, belki kendimi toplayabileceğimi aileme söyledim. Ama onların gözünde bir şeytanım. Babam, tabii eve dönme fikrimi yıllardır yaptığı gibi kabullenmedi. Tüm olanlar onun saçma sapan namus tribi yüzündendi.

1 Ocak 2004: Balıklı Rum'da geçen 20'nci günün sonunda Önder beni çıkardı. Dün yeni yıldı, beni Müge'lerin evine bıraktı. Beni Balıklı Rum'a yatıran Önder, artık başımın çaresine bakmam gerektiğini söyledi."
Bu son yazıdan yedi gün sonra Burçin Bircan, Kozlu Mezarlığı'nda kolunda iğne delikleriyle ölü bulundu.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=102094

 

Yorumlar (0) :: Baglantı

• 1/8/2009 - SİGARAYI BIRAKTIRAN MÜTHİŞ YÖNTEM

SİGARAYI BIRAKTIRAN MÜTHİŞ YÖNTEM

15 yıllık tiryakinin sigarayı bırakması sadece 6 saat sürüyor. Ne iğne ve ne ilaç... Bu yöntemi bilmek istiyenler için bilgi verelim.
....................

Dünyada 10 milyondan fazla tiryakiye sigarayı bıraktıran "Allen Carr" yöntemiyle sigara içicileri, artık 6 saat süren bir seminerden sonra sigara bağımlılıklarına son verebilecek. Üstelik bu 6 saat içinde verilen molalarda sigara içilebilecek.

Dünyada en çok sigarayı bıraktıran bu yöntemi Türkiye'ye getiren ve 4 yılda 4 binden fazla tiryakiye sigarayı bıraktıran Allen Carr terapisti Emre Üstünuçar, yöntemi Bugün gazetesinden Nesrullah Sonay'a anlattı. İşte o yöntem;

ZARARLARINI ANLATMIYORUZ

Terapist Üstünuçar, hiçbir makine kullanmadan veya herhangi bir ilaç içirtmeden sadece 6 saat süren psikoterapi semineriyle tiryakilere yıllardır müptelası oldukları sigarayı bıraktırdığını söyledi. Bu süre zarfında sigara tiryakilerine sigaranın hiçbir zararını anlatmadıklarını aktaran Üstünuçar, "Sigaranın zararlarını anlatmak içenlere sigarayı bıraktırmaz. Hatta sigaranın zararlarını anlatmak içenlerin zekasına hakaret etmek gibi olur" diye konuştu.

6 SAATTE NELER OLUYOR?

Kendisi de 15 yıl günde en az 1 buçuk paket sigara içip 6 yıl önce İngiltere'de katıldığı Allen Carr seminerinden sonra bırakan Üstünuçar, bu 6 saatlik süreci şöyle anlatıyor:

"Seminer boyunca saatte bir sigara molası veriliyor. Seminerin sonlarına doğru bir "son sigara" ritüelimiz var. Seminerde bırakması kolaylaşsın diye bırakmayı zorlaştıran bütün engelleri ortadan kaldırıyoruz. 6 saat boyunca onlara hiç bilmedikleri şeyleri anlatıyoruz. Ya da bildiklerinin tam tersini anlatıyoruz. Böylelikle kişileri sigara içme isteğinden kurtarıyoruz.

Bu yaptığımız şey psikolojik bağımlılığı ve sigara içme isteğini bitirmektir. Çünkü sigara içme isteğini yaratan iki şey vardır; 'nikotin bağımlılığı' ve 'psikolojik' bağlılık."

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI 3 GÜN SÜRÜYOR

Nikotin bağımlılığı 3 gün sürdüğüne ve sorunun sadece yüzde 5'ini oluşturduğuna vurgu yapan Üstünuçar, "Onu da bitirmek için hiçbir şeye ihtiyacınız yoktur, vücudunuz onu kendisi zaten halleder. Asıl sorun psikolojik bağımlılıktır. İşte biz de Allen Carr yöntemiyle sorunun yüzde 95'ini çözüyoruz. Yani buraya gelen sorunun yüzde 95'ini burada bizimle çözüp gidiyor. Kalan yüzde 5 de, 3 gün sürer ve hiçbir ağrı veya sancı hissettirmez" dedi.

BIRAKMAK İRADEYE BAĞLI DEĞİL

Bir tiryakinin sigarayı bırakamaması onun iradesindeki eksikliğinden kaynaklanıyor görüşünün tamamen yanlış olduğunu belirten Üstünuçar, daha çok iradesi güçlü insanların bu hatayı yaptığını ileri sürdü.

SORUN İRADE ÇATIŞMASI

Üstünuçar şöyle devam etti: "Sorun 'irade zayıflığı' değil, 'irade çatışması'dır. Bu ne demek? Bir tarafımız bırakmak ister bir tarafımız da içmek ister. Biz Allen Carr yöntemi olarak içmek isteyen tarafımızla ilgileniyoruz. Asıl yapılması gereken şey de bırakma isteğiyle değil içmek isteyen tarafla uğraşıp onu bitirmektir. Çünkü içmek isteyen taraf bir kere biterse içmemek için irade gücüne gerek kalmaz. Yani içme isteği bir kere biterse içmemek için irade gücüne ihtiyaç yoktur."

SEMİNER ÜCRETİ NE KADAR?

Üstünuçar, seminer ücretinin de bir sigara içicisinin ortalama 3-4 aylık sigara maliyeti olduğunu belirterek, " Yani sigaraya vereceği parayı bu sefer sigaradan kurtulmak için veriyor. Bu da onların hayatları için yapacağı en karlı yatırım oluyor" diye devam etti.

http://www.haberprogram.com/h/2009/07/29/46382-sigarayi-biraktiran-muthis-yontem.php

Yorumlar (0) :: Baglantı

• 14/5/2008 - Angela Merkel’den içkiye savaş

 

Angela Merkel’den içkiye savaş

 

Ülkesinde içki kullanma oranının ve buna bağlı ölümlerin hızla artması üzerine Almanya Başbakanı harekete geçti.
....................

AB’nin, çocuklar ve gençleri alkolden korumak için ’strateji belgesi’ hazırlamasının ardından Almanya Başbakanı Merkel de, bir mesaj yayınlayarak herkesi göreve çağırdı: "Alkol ve uyuşturucuyu özendirenlere kararlı şekilde karşı çıkmalıyız. Umursamaz bir tutum takınamayız. Bunu sıradan bir cürüm olarak değerlendirmek mümkün değil."

İçki ve uyuşturucu kullanma oranının hızla artması Avrupa ülkelerini derinden düşündürüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, sadece Avrupa kıtasında her yıl 600 bin kişi alkolün yol açtığı hastalık ve yaralanmalar sonucu hayatını kaybediyor. Bu durum Batı ülkelerini yeni arayışlara itti.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun ’alkolizme karşı strateji belgesi’ hazırlamasının ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel de, gençleri alkol tüketimine özendirenlere karşı toplumun bütün kesimlerini göreve çağırdı. Konuyla ilgili resmî bir mesaj yayınlayan Merkel, içki ve uyuşturucu madde tüketiminin kendisini ’ürküttüğünü’ söyledi.

Gençlerin, bilinçli bir şekilde sağlığını tehlikeye attığını, bu duruma seyirci kalamayacaklarını vurguladı. Sorunu çözmek için kanun çıkarmanın yeterli olmayacağını kaydeden Merkel, koruyucu tedbirler ve bilgilendirmeye ağırlık verilmesini istedi.

Bu mücadelede veliler ve öğretmenlerin yanı sıra gençlerle irtibatı olan herkesin yardımına ihtiyaç duyduklarını belirten Angela Merkel, Alman toplumunu uyardı: "Bazı gençler bu davranışlarıyla yaşıtlarına karşı güç gösterisinde bulunmayı hedefliyor. Ancak bunu sıradan bir cürüm olarak değerlendirmek mümkün değil. Aşırı alkol tüketiminden dolayı hastanelerde tedaviye tabi tutulanların sayısı iki misli arttı. Bu artık münferit olay şeklinde değerlendirilemez."

Bir hafta önce yayınlanan ’2008 Uyuşturucu ve Bağımlılık Raporu’na göre Almanya’da 9 milyon 500 bin kişi ’hayatını tehlikeye atacak şekilde’ alkol kullanıyor. Hastalık derecesinde bağımlı olanların sayısı 1,3 milyon. Yaklaşık 1,5 milyon Alman da ilaç müptelası. Hükümetin uyuşturucu sorumlusu Sabine Baetzing’in açıkladığı rapor, gençler arasındaki ’komaya girene kadar içki içme’ alışkanlığının da gittikçe yaygınlaştığını gösteriyor.

Baetzing’in verdiği bilgilere göre, Almanya’da 2005 yılında 12-17 yaş grubunun haftalık ortalama alkol tüketimi 34 gram olmasına karşılık, bu oran 2007 yılında 50 grama yükseldi. Komaya girecek şekilde alkol tüketimi ’Binge Drinking’ alışkanlığında da artış var. Gençler arasında 2005 yılında yüzde 20 olan bu oran, 2007 yılında yüzde 26’ya yükseldi. 10-20 yaş arası grupta alkol zehirlenmesi yüzünden hastaneye kaldırılanların sayısı da iki misline çıktı. Alkol tüketimindeki bu tehlikeli gelişmeye karşılık sigara tüketiminde gerileme yaşandı. Federal hükümet alkolle mücadele için ulusal eylem planı hazırlıyor.

AB: ALKOL RAKAMLARI SINIRLANDIRILMALI

Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2006 yılında hazırladığı ’alkolizme karşı strateji belgesi’ de, tüketim artışına dikkat çekerek, çocuklar ve gençlerin alkol tehlikesine karşı korunması gerektiğini belirtiyor.

Sağlık Komiseri Markos Kyprianou’nun imzasını taşıyan belgede, alkol satışı yaşının 18’e çıkarılması, otobüs ve kamyon sürücülerine "sıfır tolerans" tanınması, televizyon ve sinemalarda alkol reklamlarının sınırlandırılması gibi öneriler yer alıyor.

AB Sağlık Komiserliği’nin yayınladığı başka bir raporda ise AB ülkelerindeki alkol tüketiminin korkunç boyutlara ulaştığına dikkat çekildi. "AB’de alkole bağlı zararlar" başlığını taşıyan rapora göre AB bölgesi, dünyada alkol tüketiminde en ön sırada yer alıyor. Üye ülkelerdeki 55 milyon yetişkinin "alkolizm problemi" yaşadığı belirtilirken, 15-29 yaş arası genç ölümlerinin dörtte birinin alkol yüzünden olduğu açıklandı. Alkolün, ölümlerin yanı sıra 60 çeşit hastalığa yol açtığı tespitine yer verilen raporda, sadece Fransa’da her yıl alkol nedeniyle 700 çocuğun sakat doğduğu ifade edildi. Komisyon, alkol tüketiminin 2003 itibarıyla AB ekonomisine yıllık 125 milyar Euro zarar verdiğini kaydetti.

Geçtiğimiz günlerde Londra Belediye Başkanı seçilen Boris Johnson da, içkinin, toplu ulaşım dahil pek çok yerde daha yasaklanması için çalışmalara başladığını açıklamıştı.

Avrupa, içkiye karşı savaş açarken, Türkiye’de ise içki tüketimi modernlik sayılıyor. Geçtiğimiz günlerde, Hürriyet gazetesi, alkollü içiknin satışını düzenleyen yasanın ylakında yürürlüğe gireceğini verdiği haberine, ’Bir kadeh rakı artık yasak’ manşetini uygun görmüştü. Gazete haberin spotunda da, yeni mevzuat ile herkesin kafasının karıştığını, evin dışanda içmenin zor olduğunu belirterek, "İşin özeti, ’içeceksen evinde iç’ deniyor" diyerek, AKP hükümetine muhalefette bulunuyordu.

 
Dünya bülteni


http://www.haberprogram.com/h/2008/05/14/35711-_Angela_Merkel_den_ickiye_savas_.php

Yorumlar (0) :: Baglantı

• 17/12/2007 - Sağlıkta önceliğimiz, sigaranın neden olduğu KOAH!



Sağlıkta önceliğimiz, sigaranın neden olduğu KOAH!

KOAH, dünyanın en sık görülen, en çok öldüren, en fazla sakat bırakan ve en yüksek tedavi maliyetlerine yol açan hastalıkların başında geliyor.
Reklam
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH), dünyanın en sık görülen, en çok öldüren, en fazla sakat bırakan ve en yüksek tedavi maliyetlerine yol açan hastalıklar listesinde en başlarda yer aldığını söyledi.

Prof. Dr. Özlü, yaptığı açıklamada, KOAH'ın müzmin tıkayıcı akciğer hastalığı anlamına geldiğini, sigaraya bağlı oluşarak nefes darlığıyla karakterize ve ilerleyici olduğunu belirtti.

Halk arasında pek bilinmemesine karşın KOAH'ın dünya genelinde önemli ve öncelikli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Özlü, ''KOAH, dünyanın en sık görülen, en çok öldüren, en fazla sakat bırakan ve en yüksek tedavi maliyetlerine yol açan hastalıklar listesinde en başlarda yer alıyor. İş günü kayıpları, maluliyet ve erken ölümler yoluyla ekonomik bilançosu çok ağırdır. Türkiye gibi dünyanın en fazla sigara içilen bir ülkesinde, KOAH öncelikli bir sağlık sorunudur'' dedi.

EN ÖNEMLİ NEDENİ SİGARA

Özlü, KOAH'ın çok nadir istisnalar dışında tamamen sigaraya bağlı olarak meydana gelen bir hastalık olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

''Sigara içen her 5 kişiden 1'i, yaşamının son yıllarını KOAH hastası olarak geçirmektedir. KOAH, kişide sigaranın ilk içildiği gün başlamaktadır. Yıllarca yavaş yavaş ilerleyen hastalık, akciğeri içten içe kemirip tüketir fakat hasta bunu uzun süre fark edemez. Farkına vardığında ise zaten iş işten geçmiş olur. İçilen tek bir sigaranın bile akciğerde çok ciddi hasara yok açtığı bilinmektedir.''

Prof. Dr. Tevfik Özlü, sigara içildiği müddetçe KOAH'ın çok hızlı ilerlediğini belirterek, şöyle devam etti:

''Hastalık kişinin yaşam kalitesini sınırlayıp, yürüyemeyen, günlük işlerini göremeyen, başını yastığa koyup rahatça uyuyamayan, başkalarına bağımlı, tık nefes bir kişi haline getirir. Halbuki sigarayı bıraktıktan sonra ilerleme hızla azalır ve bu süreç uzar. KOAH, erken dönemde öksürük ve balgam ile kendini belli eder. Sağlıklı bir kişi öksürmez ya da balgam çıkarmaz. KOAH, tedavi ile ortadan kaldırılamaz. Akciğerlerde oluşan hasar geri dönüşlü değildir. Hastalar sigarayı bırakıp önerilen tedaviye uyduklarında kuşkusuz bundan fayda görürler. Şikayetleri azalır ve yaşam kaliteleri artar. Ancak büsbütün hastalığı kontrol altına almak, şikayetleri ortadan kaldırmak ilerlemeyi tamamen durdurmak olası değildir.''

Yorumlar (0) :: Baglantı

• 8/12/2007 - Akciğer kanserinin başlıca nedeni sigara

 
 
 
Akciğer kanserinin başlıca nedeni sigara
....................

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. ÖzlemYavaş, akciğer kanserinin erkeklerde daha sık görüldüğünü ve başlıca nedeninin ise sigara olduğunu vurguladı. Son yıllarda gelişmiş ülkelerde akciğer kanserine yakalananların sayısında azalma olduğunu söyleyen Yavaş, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise sigara içme oranın yüksekliği nedeniyle akciğer kanserinin arttığını ifade etti.

Selçuk Üniversitesi Onkoloji Bölümü’nde son 3 yılda 5 binin üzerinde kanser hastasına baktıklarını bildiren Yavaş, bu hastaların yaklaşık olarak yüzde 30-40’ının akciğer kanseri olduğunu kaydetti. Bu oranın bile akciğer kanserinin görülme sıklığının ülkemizde yüksek olduğunu anlattığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yavaş, hastalığın görülme sıklığının sigara içme oranıyla paralellik gösterdiğini vurguladı.

Yaş ilerledikçe ve sigara içimi çoğaldıkça kanser gelişme riskinin de arttığını vurgulayan Yavaş, şunları kaydetti: "Akciğer kanseri dünyada ve Türkiye’de ilk sıralarda gelen kanser türü olarak dikkat çekiyor. Sigara kullanım alışkanlığı ile hastalığa yakalanma riski de artıyor. Kadınlara göre erkeklerde daha fazla görülmesinin açıklaması ise sigara içme oranın erkeklerde daha fazla olmasıdır. Özellikle 50 yaş ve üzerinde hastalığın görülme sıklığa da artıyor."

En çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan hastalıklar arasında yer alan akciğer kanseri için sigara ile etkin mücadelenin şart olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Yavaş, sadece sigaranın üzerine ’sağlığa zararlıdır’ yazısıyla mücadelenin yeterli olamayacağına dikkati çekti. Akciğer kanserini sağlıklı kişilerde ortaya koyabilecek standart bir tarama testinin olmadığını ve genelde tanının hastalığa bağlı belirtiler ortaya çıktıktan sonra konulduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Yavaş, şöyle devam etti: "Akciğer kanserleri hızlı gelişen ve ilerleyen kanserler olduğu için, risk altındaki sağlıklı kişilerin bazı tetkilerle hastalık yönünden taranması ve hastalığın çok erken evrede saptanması maalesef çok mümkün olmuyor. Bu nedenle hastalar doktora ancak şikayetleri olduğunda ve daha ileri evrede başvurabiliyorlar. Bu durumda tedavi şansı azalıyor. Önemli olan hastalık gelişimine neden olduğu bilinen en önemli etkenle yani sigara ile mücadele etmek."

Öksürük, balgam, ses kısıklığı, balgamdan kan gelmesi, sırt, bel ve baş ağrısının hastalık belirtisi olabileceğine işaret eden Yavaş, şu uyarılarda bulundu: "Bu tür şikayetlerde hemen doktora gidilmelidir. Erken evrede müdahale hastanın iyileşme sürecini de kolaylaştırır. Ayrıca hastaların verilen önerilere uyması da önemlidir."

Yapılan araştırmaların pasif sigara içiciliğinin de akciğer kanserine neden olduğunu ortaya çıkardığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yavaş, aktif içicilik kadar pasif içicilikle de mücadelenin şart olduğunu sözlerine ekledi.

 

http://www.haberprogram.com/h/2007/12/07/31180-Akciger_kanserinin_baslica_nedeni_sigara_.php

Yorumlar (0) :: Baglantı

TANITIM

YEŞİLAYCILARIN SİTESİ

Baglantılar

Ana Sayfa
Profil
Arşiv
Arkadaşlarım
Bana Eposta gönder
RSS

LEZİZ YEMEKLER
ÇAĞDAŞ ŞİİRLER
ÇAĞDAŞ SİTE
AYDOĞDU ÜZERİMİZE
GALATASARAY SEVDASI
ERKAMIN SİTESİ


DİĞER SİTELERİM







ISTANBUL





ANKET
SİTEMİ NASIL BULDUNUZ?
SÜPER DÜZEYDE
ÇOK İYİ DÜZEYDE
İYİ DÜZEYDE
ORTA DÜZEYDE
ZAYIF DÜZEYDE


ANKET
SİZCE SİGARAMI DAHA ZARARLI? YOKSA İÇKİMİ DAHA ZARARLI?
HER İKİSİDE AYNI ORANDA ZARARLI
SİGARA DAHA ZARARLI
İÇKİ DAHA ZARARLI
FİKRİM YOK





from on .


from on .

 ARKADAŞINA TAVSİYE ET!








counter
counter

free counters

free counters






free website counters





ARKADAŞLARIM

byask
genocide
canansan
nursalkimi
oyuncuerkambaba
7 sayfadan 1 . sayfa

SAYFAYI GERİ ÇEVİR

|

SAYFAYI İLERİ ÇEVİR